Müşterilerimizin büyük çoğunluğu bize ulaştığında aynı cümleyi kuruyor: "Ama dosyalarım buluttaydı, nasıl kaybolur?" Hacettepe Teknokent'teki laboratuvarımızda 2003'ten beri veri kurtarıyoruz ve son on yılda en hızlı büyüyen vaka tipi tam olarak bu: Google Drive, OneDrive ve Dropbox üzerinden kaybolan dosyalar. İnsanlar bulutu kırılmaz bir kasa sanıyor. Oysa bulut bir yedek değil, bir senkronizasyon hizmetidir. Bu ayrım kulağa teknik bir ayrıntı gibi gelse de, bir şirketin tüm muhasebe arşivini ya da bir mimarın yıllarca emek verdiği proje dosyalarını kaybetmesiyle kurtarmasını ayıran çizgi tam olarak burada geçer.

Senkronizasyonun mantığı basittir ve aynı basitlik onu tehlikeli kılar: Bir cihazda yaptığınız her değişiklik, neredeyse anında diğer tüm cihazlara ve buluttaki ana kopyaya yansıtılır. Bir dosyayı sildiğinizde, bu silme işlemi de bir değişikliktir ve aynı hızla yayılır. Bir fidye yazılımı dosyalarınızı şifrelediğinde, şifreli sürümler de aynı hızla buluta gider ve sağlam kopyaların üzerine yazar. Yani bulut, yapılan hatayı düzeltmez, onu çoğaltır. Bizim laboratuvara gelen vakaların yarısından fazlası, kullanıcının ya da bir kötü amaçlı yazılımın yaptığı tek bir işlemin tüm cihazlara ışık hızında yayılmasından kaynaklanır.

Bu yazıda Google Drive, OneDrive ve Dropbox'tan silinen veya bozulan dosyaların neyin kurtarılabilir, neyin kurtarılamaz olduğunu mühendis gözüyle, gerçek vaka tecrübemizle anlatacağız. Çöp kutusu ve sürüm geçmişinin saklama süreleri, kurumsal yönetici kurtarma araçları, hesap kapanması durumunda ne yapılacağı, cihazda kalan yerel önbellek kopyaları ve iş verisinde KVKK boyutu dahil tüm cepheleri ele alacağız. Amacımız, panik anında doğru ilk hamleyi yapmanızı sağlamak; çünkü bulut kurtarmada kaybedilen zaman, çoğu zaman kaybedilen veridir.

Hızlı Cevap

Bulut'tan silinen dosyalar, çöp kutusu ve sürüm geçmişi saklama penceresi (genellikle 30 gün civarı, kurumsal planlarda daha uzun) içindeyseniz çoğu zaman kendiniz geri getirebilirsiniz. Bu pencere dolduğunda, hesap askıya alındığında veya senkronizasyon bozuk/şifreli sürümleri yaydığında iş ciddileşir; bu durumda kurtarma şansı genellikle cihazlarda kalan yerel önbellek kopyalarında ve kurumsal yönetici (Google Workspace / Microsoft 365) panellerinde aranır. En kritik kural: Bir kayıp fark ettiğiniz an senkronizasyonu durdurun ve cihazları kapatmayın; aceleci her yeni işlem geri kalan kanıtı da yok edebilir.

Bulut Bir Yedek Değildir: Mühendisçe Bakış

Yedekleme ile senkronizasyon, yüzeyde benzese de mantık olarak birbirinin zıttıdır. Gerçek bir yedek, verinizin belirli bir andaki halinin ayrı, bağımsız ve genellikle değiştirilemez bir kopyasıdır. Bu kopya, kaynak veride ne olursa olsun değişmeden durur; ki bunun amacı zaten kaynaktaki bir felaketten kurtulmaktır. Senkronizasyon ise tam tersini yapar: Kaynak ile hedefi birbirinin aynısı tutmaya çalışır. Bir tarafta dosya silinirse, sağlıklı senkronizasyonun görevi diğer tarafta da silmektir.

NIST'in kurumsal süreklilik rehberi SP 800-34, kurtarma stratejisinin temeline "veri kopyalarının coğrafi ve mantıksal olarak ayrılması" ilkesini koyar. Google Drive, OneDrive veya Dropbox tek başına bu ilkeyi karşılamaz; çünkü tüm kopyalar mantıksal olarak tek bir hesaba ve tek bir senkronizasyon zincirine bağlıdır. Hesabınız ele geçirilirse, yanlışlıkla bir klasörü silerseniz veya bir program dosyaları bozarsa, bu olay zincirin her halkasına yansır.

Laboratuvarımıza gelen tipik bir vaka şöyledir: Bir muhasebe bürosu, tüm dosyalarını Drive'da "yedekli" sanıyordu. Bir çalışan, yer açmak için kök klasördeki büyük bir arşiv klasörünü sildi. Silme işlemi saniyeler içinde üç masaüstüne, iki dizüstüne ve iki telefona yayıldı. Hiçbir cihazda artık o klasör yoktu. "Yedek" diye düşündükleri şey, aslında aynı verinin yedi kopyaya yansıtılmış tek bir örneğiydi. Veri kurtarmanın temellerini ve neden gerçek yedeğin vazgeçilmez olduğunu daha geniş anlatan rehberimize veri kurtarma nedir, nasıl yapılır yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Senkronizasyon Silmeyi ve Fidye Yazılımı Şifrelemesini Nasıl Yayar

Bulut kayıplarının en sinsi biçimi, kullanıcının hiç dosya silmediği durumdur. İki senaryo özellikle yıkıcıdır.

Birincisi, yanlışlıkla yapılan toplu silme veya taşıma. Bir kullanıcı masaüstü senkronizasyon klasöründe bir alt klasörü yanlış sürükleyip başka bir yere taşıdığında ya da yerel diskte bir temizlik aracı çalıştırdığında, istemci bunu "kullanıcı bu dosyaları kaldırdı" olarak yorumlar ve buluttan da kaldırır. Senkronizasyon istemcisi niyetinizi bilmez; sadece dosya sisteminde gördüğü değişikliği aynalar.

İkincisi ve çok daha tehlikelisi, fidye yazılımıdır. CISA'nın StopRansomware kaynaklarında ısrarla vurgulandığı gibi, modern fidye yazılımları senkronize edilen klasörleri özellikle hedefler. Saldırgan yazılım yerel dosyaları şifrelediğinde, her şifreli dosya istemci açısından "değişmiş dosya"dır. İstemci bu değişiklikleri sadık biçimde buluta yükler ve sağlam orijinallerin üzerine yazar. Birkaç dakika içinde sadece bilgisayarınız değil, buluttaki ana kopyanız da şifrelenmiş olur. İşte bu noktada sürüm geçmişi hayat kurtarır, çünkü çoğu hizmet şifrelenmeden önceki sürümleri bir süre saklar; ama bu pencere de sınırlıdır ve saldırgan bazen önce eski sürümleri silmeye çalışır.

Bizim ilk müdahale tavsiyemiz değişmez: Şifrelenme veya kitlesel kayıp fark edilir edilmez, etkilenen tüm cihazlarda senkronizasyon istemcisini kapatın veya internet bağlantısını kesin. Çünkü açık kalan her dakika, henüz buluta ulaşmamış sağlam sürümlerin de bozulmuş sürümlerle değiştirilmesi riskini taşır.

Çöp Kutusu ve Sürüm Geçmişi: Saklama Pencereleri ve Sınırları

Üç hizmet de iki temel kurtarma katmanı sunar: çöp kutusu (silinen dosyaların geçici barınağı) ve sürüm geçmişi (aynı dosyanın önceki halleri). Bunları doğru kullanmak, vakaların ciddi bir kısmını profesyonel kurtarmaya gerek kalmadan çözer. Ancak her birinin katı zaman sınırları vardır.

Google Drive'da silinen dosyalar Çöp Kutusu'na gider ve bireysel hesaplarda genellikle 30 gün tutulduktan sonra kalıcı olarak silinir. Google Dökümanlar, E-Tablolar ve Slaytlar için sürüm geçmişi vardır; ancak burada önemli bir incelik şu: "Sürüm geçmişi" yalnızca aynı dosyanın önceki içeriğini geri getirir, silinmiş bir dosyayı diriltmez. Dosya türüne ve hesap tipine göre saklanan sürüm sayısı sınırlanabilir.

OneDrive'da çöp kutusu genellikle bireysel hesaplarda 30 gün civarındadır; OneDrive ve SharePoint, dosyaların önceki sürümlerini saklayan bir sürüm geçmişi sunar ve fidye yazılımı sonrası tüm OneDrive'ı belirli bir zamana geri alma özelliği (Files Restore) bireysel kayıplarda kritik bir kurtarma yoludur. Dropbox ise tüm dosyalar için sürüm geçmişi tutar ve plana göre değişen bir süre boyunca silinmiş dosyaları ve eski sürümleri saklar; üst planlarda bu pencere belirgin biçimde uzar.

Dikkat edilmesi gereken üç temel sınır vardır. Birincisi, pencere doludur dolmaz veri çoğunlukla geri dönüşsüzdür; bu nedenle "sonra bakarım" en pahalı cümledir. İkincisi, çöp kutusunu manuel boşaltmak ya da bir yönetici politikasının erken temizlik yapması pencereyi anında bitirir. Üçüncüsü, paylaşılan klasörlerde dosyayı silen kişi ile sahibi farklıysa, dosyanın hangi çöp kutusuna düştüğü karışabilir ve panikle yanlış yerde aranabilir. iCloud tarafındaki benzer mantığı ve fotoğraf kurtarma detaylarını iCloud veri kurtarma rehberimizde ayrıca ele aldık.

Google Workspace ve Microsoft 365 Yönetici Kurtarması

Kurumsal hesaplarda, bireysel çöp kutusunun ötesinde bir kurtarma katmanı daha vardır ve çoğu kullanıcı bunun varlığından habersizdir: Yönetici konsolu. Bu katman, kullanıcı kendi çöp kutusunu boşaltsa bile devreye girebildiği için kurumsal vakalarda en büyük umut kaynağıdır.

Google Workspace tarafında, yönetici konsolu silinmiş bir kullanıcıya ait Drive verisini veya silinmiş dosyaları belirli bir ek pencere içinde geri getirebilir. Bir çalışan işten ayrıldığında hesabı silindiyse bile, yönetici o hesabın verisini sınırlı bir süre içinde başka bir kullanıcıya devredebilir veya geri yükleyebilir. Burada kritik olan, bu ek pencerenin de sonsuz olmadığıdır; kullanıcı silindikten sonra yönetici tarafındaki geri getirme süresi de sayılıdır.

Microsoft 365 tarafında durum daha katmanlıdır. SharePoint ve OneDrive'da iki aşamalı geri dönüşüm kutusu vardır: Kullanıcının çöp kutusu boşaltıldığında dosyalar bir süre daha site koleksiyonu geri dönüşüm kutusunda (ikinci aşama) durur ve yönetici buradan kurtarabilir. Ayrıca silinen bir kullanıcının OneDrive'ı, hesap silindikten sonra da bir süre korunur ve yönetici bu içeriği başka birine devredebilir. Outlook posta kutuları için ise "kurtarılabilir öğeler" katmanı, kullanıcı kalıcı sildiğinde bile yöneticiye ek bir kurtarma şansı verir.

Pratikte bizim kurumsal müşterilere ilk sorduğumuz şey şudur: Bu bir Workspace/365 kurumsal hesabı mı, yoksa kişisel hesap mı? Çünkü cevap, mevcut kurtarma katmanlarını ve elimizdeki süreyi tamamen değiştirir. Yedek sistemlerinden (Veeam, Acronis, tape) kurtarmanın inceliklerini merak ediyorsanız kurumsal yedekten veri kurtarma yazımız bu konuyu derinlemesine işliyor.

Hesap Askıya Alınması, Kapanması ve Kaybı

Bulut verisinin en korkutucu kaybı, dosya silmekle değil, hesaba erişimi kaybetmekle yaşanır. Tek bir hesabın askıya alınması, içindeki tüm verinin bir anda erişilemez olması demektir ve bu vakalar teknik olmaktan çok prosedüreldir.

En sık karşılaştığımız üç senaryo şudur. Birincisi, hesabın ele geçirilmesi: Saldırgan parolayı değiştirip kurtarma e-postasını ve telefonu kaldırdığında, gerçek sahip kendi verisine yabancılaşır. Burada hız her şeydir; sağlayıcının hesap kurtarma akışını saatler içinde başlatmak, günler sonra başlatmaktan çok daha başarılıdır. İkincisi, politika ihlali nedeniyle askıya alma: Bazen tek bir paylaşılan dosya bir otomatik tarayıcı tarafından işaretlenir ve tüm hesap kilitlenir; bu durumda doğru itiraz kanalını kullanmak teknik bir kurtarmadan daha belirleyicidir. Üçüncüsü, ödeme veya alan adı kaybı: Kurumsal Workspace hesabı, bağlı olduğu alan adının süresi dolduğunda veya fatura ödenmediğinde erişilemez hale gelebilir.

Bu vakalarda mühendis olarak ilk yaptığımız, paralel bir hat açmaktır: Bir yandan sağlayıcının resmi kurtarma süreci yürürken, diğer yandan cihazlarda kalmış olabilecek yerel önbellek kopyalarını ararız. Çünkü hesaba erişim bir hafta gecikebilir, ama o sırada bir dizüstü bilgisayarda dosyaların tam senkronize bir kopyası duruyor olabilir. Bu da bizi en çok ihmal edilen kurtarma katmanına getirir.

Cihazda Kalan Yerel Önbellek Kopyaları: En Çok Unutulan Şans

Senkronizasyon istemcisi kurulu her cihaz, aslında verinizin bir yerel kopyasını tutar veya tutmuştur. Bu, hesaba erişim tamamen kaybolduğunda bile elimizde somut bir kurtarma malzemesi olduğu anlamına gelir; yeter ki o cihaza dokunulmasın.

Klasik masaüstü senkronizasyonunda, Drive/OneDrive/Dropbox klasörü diskte gerçek dosyalar olarak durur. Hesap kapansa bile bu dosyalar yerel diskte kalmaya devam eder; istemci onları silmeye çalışmadığı sürece. Sorun, modern istemcilerin "isteğe bağlı dosyalar" (Files On-Demand / Akıllı Senkronizasyon) modunda çalışmasıdır: Bu modda dosya listesi görünür ama içerik yalnızca açıldığında indirilir, yani diskte yalnızca yer tutucular olabilir. Bir vakada dosyanın gerçekten yerel mi yoksa yalnızca bulut yer tutucusu mu olduğunu anlamak, kurtarma planını baştan değiştirir.

İkinci ve daha derin katman, silinmiş yerel önbelleğin disk üzerindeki izleridir. Bir kullanıcı senkronize klasörü temizlese bile, dosyaların kalıntıları diskin tahsis edilmemiş alanında bir süre kalabilir. İşte tam burada klasik veri kurtarma disiplini devreye girer: Bizim laboratuvarımız diskin ham (sektör seviyesi) imajını alır ve bu imaj üzerinde dosya taşıma analizi yapar. Bu nedenle ısrarla söyleriz: Kaybı fark ettiğiniz cihazı kapatın, yeni program kurmayın, disk birleştirme veya temizlik araçları çalıştırmayın. Her yeni yazma işlemi, geri kalan kanıtın üzerine yazma riski taşır. Sektör imajı temelli kurtarma yaklaşımımızı sunucu veri kurtarma çözümümüzde daha ayrıntılı görebilirsiniz.

Neyin Kurtarılabildiği, Neyin Kurtarılamadığı

Dürüst bir veri kurtarma firması, her vaadi vermez; çünkü bazı kayıplar fizik ve mimari gereği geri dönüşsüzdür. Bu ayrımı net koymak, müşterinin doğru beklentiyle hareket etmesini sağlar.

Genellikle kurtarılabilen durumlar şunlardır: Çöp kutusu veya sürüm geçmişi penceresi içinde silinen dosyalar; fidye yazılımı şifrelemesi öncesi sürümler hâlâ saklanıyorsa o sürümler; kurumsal yönetici panelinden ek pencere içinde geri getirilebilen veriler; ve cihazlarda gerçek yerel kopyası ya da disk üzerinde taze kalıntısı bulunan dosyalar.

Genellikle kurtarılamayan durumlar ise nettir: Çöp kutusu ve sürüm geçmişi pencereleri dolmuş ve sağlayıcı kalıcı silme yapmışsa, sağlayıcının altyapısında o veri artık fiziksel olarak yoktur; hiçbir araç bunu geri getiremez. Hesap kalıcı kapatılmış ve sağlayıcının saklama süresi de geçmişse aynı durum geçerlidir. Fidye yazılımının kullandığı güçlü şifreleme, anahtar olmadan kırılamaz; "şifreyi çözeriz" diyen herkese şüpheyle yaklaşın. Bir gri bölge de bozuk senkronizasyon nedeniyle yalnızca yarısı yüklenmiş dosyalardır; bunlarda kurtarma şansı dosya formatına ve hasarın yerine göre değişir.

Bizim yaklaşımımız her zaman önce gerçekçi bir teşhis koymaktır. Eğer veri sağlayıcıda da yerelde de fiziksel olarak yoksa, bunu açıkça söyleriz. Gizlilik ve "kurtaramazsak ücret yok" ilkemizi merak edenler veri kurtarma güvenli mi, kurtaramazsak ücret yok yazımızda detayları bulabilir.

İş Verisinde KVKK ve Gizlilik

Kurumsal bir hesaptan veri kurtarırken iş, teknik boyutun ötesine geçer ve hukuki bir sorumluluk alanına girer. Bir şirketin bulut hesabında müşteri kayıtları, çalışan özlük dosyaları, finansal veriler ve ticari sırlar bir arada bulunur; bunların hepsi KVKK kapsamında kişisel veri içerebilir.

Bu nedenle kurumsal bulut kurtarma vakalarımızda iki ilke vazgeçilmezdir. Birincisi, yetki ve veri sorumlusu doğrulaması: Hesabın gerçek sahibi olan tüzel kişinin yetkili temsilcisinden açık talep almadan hiçbir veriye dokunmayız; çünkü yanlış kişiye veri teslimi başlı başına bir ihlaldir. İkincisi, veri minimizasyonu ve gizlilik: Kurtarma sürecinde eriştiğimiz veriyi yalnızca kurtarma amacıyla işler, görevimiz bittiğinde sözleşmeye uygun şekilde imha ederiz; süreç boyunca gizlilik sözleşmesi ve kapalı, izole bir çalışma ortamı esastır.

Veri ihlali olasılığı olan vakalarda (özellikle fidye yazılımı saldırılarında) müşteriye bir başka yükümlülüğü de hatırlatırız: KVKK kapsamında belirli ihlallerin Kişisel Verileri Koruma Kurumu'na bildirilmesi gerekebilir. Biz bu sürecin hukuki kısmını yönetmeyiz, ancak teknik bulgularımızı (neyin sızdığı, neyin şifrelendiği) müşterinin hukuk danışmanına net biçimde raporlarız. Tüm bu hizmet kalemlerini ve çalışma şeklimizi hizmetlerimiz sayfasında topluca görebilirsiniz.

Üç Hizmetin Kurtarma Özelliklerini Karşılaştırma

Google Drive, OneDrive ve Dropbox aynı temel mantığı paylaşsa da, kurtarma açısından önemli farkları vardır ve bir kayıpla karşılaştığınızda hangi düğmeye basacağınızı bilmek değerli zaman kazandırır.

Google Drive tarafında en güçlü araç, kurumsal Workspace hesaplarındaki yönetici geri getirme penceresidir; bireysel hesaplarda ise Çöp Kutusu ve Google Dökümanlar, E-Tablolar, Slaytlar dosyalarındaki sürüm geçmişi öne çıkar. Drive'ın zayıf noktası, silinmiş bir dosyanın sürüm geçmişiyle değil yalnızca çöp kutusu süresiyle korunmasıdır; süre dolunca dosya gider ve sürüm geçmişi onu geri getirmez, çünkü sürüm geçmişi yalnızca var olan bir dosyanın eski hallerini saklar.

OneDrive ve Microsoft 365, kurtarma açısından belki de en zengin katmana sahiptir. İki aşamalı geri dönüşüm kutusu, tüm OneDrive'ı belirli bir zamana geri alan Files Restore özelliği ve Outlook posta kutularındaki kurtarılabilir öğeler katmanı, özellikle fidye yazılımı sonrası bireysel kurtarmada çok değerlidir. SharePoint tabanlı yapı, site koleksiyonu geri dönüşüm kutusu sayesinde yöneticiye ek bir güvenlik ağı sunar; kullanıcı kendi çöp kutusunu boşaltsa bile yönetici ikinci aşamadan kurtarabilir.

Dropbox ise sürüm geçmişini tüm dosya türleri için tutmasıyla ayrışır; plan seviyesine göre değişen bir süre boyunca hem silinmiş dosyaları hem de eski sürümleri saklar, üst planlarda bu pencere belirgin biçimde uzar. Dropbox Rewind özelliği, bir klasörü ya da tüm hesabı geçmiş bir noktaya topluca geri almayı mümkün kılar; bu özellik, toplu silme ve fidye yazılımı senaryolarında kritik bir araçtır çünkü binlerce dosyayı tek tek değil, hepsini bir anda temiz bir zamana döndürür.

Pratik çıkarım şudur: hangi hizmeti kullanırsanız kullanın, kurtarma penceresi sınırlıdır ve bir kayıp fark ettiğinizde ilk yapmanız gereken, o hizmetin çöp kutusunu ve sürüm geçmişini hemen kontrol etmek, hiçbir şeyi kalıcı silmemek ve senkronizasyonu durdurmaktır. Pencere her saat biraz daha kapanır.

Bir Kayıp Anında İlk Yarım Saat

Bulut kurtarmada zaman, çoğu zaman verinin kendisidir; bu yüzden ilk yarım saatte atılan adımlar sonucu belirler. Sıralı bir kontrol listesi, panik anında doğru hareket etmenizi sağlar.

İlk adım, durmaktır. Senkronizasyon istemcisini her cihazda kapatın ya da internet bağlantısını kesin. Özellikle fidye yazılımı şüphesi varsa, bu adım henüz buluta ulaşmamış temiz sürümleri korur. İkinci adım, hiçbir şeyi kalıcı silmemek ve çöp kutusunu boşaltmamaktır; aksine, kayıp dosyaların hâlâ çöp kutusunda ya da sürüm geçmişinde olup olmadığını kontrol edin. Üçüncü adım, kurumsal bir hesapsa yöneticiyle iletişime geçip yönetici konsolu kurtarma penceresinin durumunu öğrenmektir, çünkü o pencere de zamanla kapanır.

Dördüncü adım, kaybın hangi cihazlarda senkronize olduğunu belirlemektir. Bir dizüstü bilgisayar ya da masaüstü, dosyaların tam senkronize bir yerel kopyasını taşıyor olabilir; o cihaza dokunmamak, en değerli kurtarma kaynağını korur. Beşinci adım, eğer veri kritikse ve pencereler kapanmaya yakınsa, profesyonel destek almaktır; doğru ilk müdahale, sonradan telafi edilemeyecek kayıpları önler. Bu beş adımın ortak noktası, aceleyle yeni işlem yapmamak ve var olan kurtarma katmanlarını yakmamaktır.

SSS

Google Drive'dan kalıcı silinen bir dosyayı 30 günden sonra geri getirebilir misiniz? Bireysel hesaplarda çöp kutusu süresi dolup dosya sağlayıcı tarafından kalıcı silindiyse, o veri Google'ın altyapısında artık fiziksel olarak bulunmaz ve hiçbir araçla geri getirilemez. Ancak iki umut kapısı vardır: Kurumsal Workspace hesabıysa yönetici panelinde ek bir geri getirme penceresi olabilir, ve dosyanın bir cihazda yerel senkronize kopyası ya da disk üzerinde taze kalıntısı kalmış olabilir. Bu yüzden ilk iş, dosyanın geçmişte hangi cihazlarda senkronize olduğunu tespit etmektir.

Fidye yazılımı bulut dosyalarımı da şifreledi, sürüm geçmişi işe yarar mı? Çoğu zaman evet, ama zamanla yarışırsınız. Hizmetler şifrelenmeden önceki sürümleri bir süre sakladığı için, etkilenen tüm cihazlarda senkronizasyonu hemen durdurup henüz temiz olan eski sürümleri geri yüklemek mümkün olabilir. Microsoft 365'in tüm OneDrive'ı geri alma özelliği bu senaryoda özellikle değerlidir. Saldırganın eski sürümleri silmeye çalışabileceğini ve sürüm penceresinin sınırlı olduğunu unutmayın; bu yüzden hız kritiktir.

Hesabım askıya alındı ve dosyalarıma hiç erişemiyorum, ne yapabilirim? İki cepheyi aynı anda yürütürüz. Bir yandan sağlayıcının resmi hesap kurtarma veya itiraz sürecini başlatırız; bu prosedürel bir süreçtir ve hızlı başlamak başarı şansını artırır. Diğer yandan, hesaba erişiminiz yokken bile cihazlarınızda kalmış yerel önbellek kopyalarını arar, gerekirse disk imajı üzerinden kurtarma yaparız. Çoğu vakada veriye giden en hızlı yol, beklenenin aksine, hesabın kendisi değil cihazda kalan kopyadır.

Bilgisayarımdaki Dropbox/OneDrive klasörü dosyalarımın yedeği sayılır mı? Hayır, gerçek bir yedek sayılmaz çünkü senkronizedir; siz silerseniz o da silinir, fidye yazılımı şifrelerse o da şifrelenir. Üstelik modern istemciler genelde "isteğe bağlı indirme" modunda çalışır, yani diskte gördüğünüz şey gerçek dosya değil sadece bir yer tutucu olabilir. Yine de hesaba erişim kaybında bu klasör çok değerli bir kurtarma kaynağıdır; bu nedenle kayıp anında o cihaza dokunmamanızı öneririz.

Kurumsal verimi kurtarırken müşteri bilgilerimin gizliliği nasıl korunuyor? Kurtarma her zaman tüzel kişinin yetkili temsilcisinden alınan açık talep üzerine başlar ve gizlilik sözleşmesiyle yürütülür. Eriştiğimiz veriyi yalnızca kurtarma amacıyla, izole ve kapalı bir ortamda işleriz; iş bittiğinde sözleşmeye uygun şekilde imha ederiz. Fidye yazılımı gibi olası ihlal içeren vakalarda teknik bulguları (neyin sızdığını veya şifrelendiğini) net raporlarız, böylece KVKK yükümlülüklerinizi hukuk danışmanınızla doğru yönetebilirsiniz.

Sonuç

Bulut, hayatımızı kolaylaştıran muhteşem bir araç; ama bir yedek değil, bir senkronizasyon hizmetidir. Bu tek cümleyi içselleştirmek, çoğu veri kaybını en baştan önler. Bir kayıpla karşılaştığınızda hatırlamanız gereken iki şey var: Önce panikle yeni işlem yapmayı bırakın ve senkronizasyonu durdurun; sonra zamanın aleyhinize işlediğini bilerek hızlı hareket edin. Çöp kutusu ve sürüm geçmişi pencereleri her gün biraz daha kapanır, hesap kurtarma süreçleri zamana karşıdır ve cihazdaki her yeni yazma işlemi son şansınızı silebilir.

Google Drive, OneDrive veya Dropbox'tan silinen, şifrelenen ya da erişilemez hale gelen dosyalarınız varsa, doğru ilk hamleyi birlikte planlayalım. 2003'ten beri Hacettepe Teknokent'teki laboratuvarımızda bu vakalarla çalışıyoruz; gizlilik sözleşmesiyle, gerçekçi bir teşhisle ve "kurtaramazsak ücret yok" ilkemizle yanınızdayız. Vakanızı ücretsiz değerlendirelim: iletişime geçin.

Kaynaklar