Bir fikir, bir laboratuvar, bir vizyon

DSET'in temelleri 2003 yılında Hacettepe Üniversitesi'nin sessiz koridorlarında atıldı. Henüz "siber güvenlik" terimi popüler hale gelmemişken, küçük bir akademik ekip, dijital delil kavramının Türk hukuk pratiğinde nasıl bir yer bulabileceğini sorguluyordu.

Bilgisayar, sadece bir hesap makinesi değildi — bir suç mahalliydi, bir tanıktı, bazen bir kurban.

İlk yıllar: Bir tezden bir disipline

İlk akademik yayınlarımız adli bilişim metodolojisi üzerine olduğunda, alanın isim babalarından sayılmıyorduk; sadece soru soranlardık. Delil bütünlüğü nasıl korunur? Bir RAID array'inin tüm diskleri arızalandığında ne yapılır? Bir cep telefonundan silinen mesajlar geri getirilebilir mi?

Bu soruların cevapları, bugün hâlâ vermeye devam ettiğimiz hizmetlerin temelini oluşturuyor.

Bugün

Bugün, 20 yılı aşkın akademik ve teknik birikimle, Türkiye'nin 81 iline hizmet veriyoruz. Hacettepe Teknokent'teki merkezimizden, hem bireysel kullanıcıların hem de Fortune 500 ölçeğindeki kurumların sorunlarını çözüyoruz.

Felsefemiz sade: kalite asla tesadüf değildir.

"Sermaye bulunur, makine alınır, teknoloji transfer edilir; fakat iyi eğitilmiş insan gücü yoksa, netice almak zordur..." — Vehbi Koç

Ve dolayısıyla yatırımımız, ilk gün olduğu gibi bugün de insana.